5 Kasım 2011 Cumartesi

Polyvore'dan Seçmece Ayakkabılar

Geçenlerde polyvore.com'da zaman geçirirken sanıyorum her kadının zaafı olan ayakkabılara takıldım. Sonra en çok beğendiklerimi bir araya getirdim. 

Ayakkabı aşkına resmen 2-3 saat harcadım ekran karşısında :) Bakın bakalım siz de beğenecek misiniz benim sevdiklerimi? Üzerlerine tıklarsanız daha büyük hallerini görebilirsiniz..



Benim asıl iki favorim, ilk setten üzerinde kalpler olan siyah ile ikinci setten kırmızı leopar desenli arkadaş :)


PS: Polyvore kullanıcısı olan bloggerlar, sorum size! Ben bunları ekran görüntüsü alarak koydum çünkü birden fazla set'i nasıl tek post içine koyacağımı bilemedim. Yardım edin lütfen :)

1 Kasım 2011 Salı

Review - Nars - Deep Throat Allık

İlk NARS ürünüm ile karşınızdayım... :)

Geçen seneden beri Sephora'ya her gittiğimde mutlaka kurcaladığım iki markadan biridir Nars, diğeri ise Too Faced. Hatta önceki hafta eski ajadama baktım da, aylık planlarımda bu allığı Mart ayında almak üzere not düşmüşüm kendime. Parama kıyamadım filan derken birden esti, İstiklal Caddesi'ndeki Sephora'ya girdim, direk ürünü istedim, aldım ve çıktım. 65TL verdim kendisine. Nars mağazasında fiyatı farklı mı bilmiyorum, Nişantaşı'na gitmek zor geldiğinden bakmadım. Neyse geyiği bitirip incelemize geçelim.


Aslında alır almaz yazmak istedim ama erteledim durdum, geçerli bir sebebim var: kullanımını ve dayanımını test etmek! 1-2 hafta boyunca neredeyse her gün kullandım. Artık yazıma hazırım :)

Ürünün kapağını açınca şöyle görünüyor...


O "nars" yazan aseatatı özellikle atmadım çünkü aynasının kirlenmesini istemiyorum. Ayrıca çok karizma durmuyor mu?

Arkasında da şunlar yazıyor:



Allığın ne pembe ne de şeftali denemeyen bir tonu olduğu için fotoğraflamak zor oldu. Gerçekten yüzlerce fotoğraf çektim. Başardım!

Çok incecik altın renkli ışıltılar bulunuyor içinde. Fotoğrafı da büyütüp bakarsanız masa lambam dolayısıyla yansımalarını görebilirsiniz :)


Biliyorum parmaklarım ve swatchladığım renk net değil, ama rengi veriyor :) Şunu söylemeliyim ki, ürün parmağa çok rahat gelmiyor. Tabi benzer bir sorun fırça için yok. Çok rahat bir şekilde fırçama alıp rahatlıkla uyguluyorum.


Renk gerçekten çok kullanışlı. Evet çok pigmentli ama yanağa sürer sürmez de çat diye bu renk yoğunluğu elde edilmiyor, zaten allık sürme konusunda hala elim korkak gider benim, ürünü az az alıp kat kat uygulamayı tercih ederim her zaman. Deep Throat'ın şöyle bir güzelliği var, bunu çok süremezsiniz. Yani elinizin ayarı kaçtı çok yoğun sürdünüz diyelim, sorun olmaz kolay kolay, çünkü çok yumuşak bir rengi var.

Anqel'in söylediğine göre Temptalia bunu Mac'in mineral farlarından Dainty'e benzetmiş. Dainty, benim en rahat ve en çok kullandığım allıklardan biridir, yani 10 tane benzeri yan yana koysanız Dainty'i seçerim arasından. Bence Dainty (ya da bendeki Dainty, ne de olsa mineral allık, her paketteki aynı olmayabilir) bundan çok daha pembe. Hatta direk pembe. İkisini yanyana koysak tamam benziyorlar ama Deep Throat şeftali kalır onun yanında.

Dayanıklığı ise başarılı. Tek başına, direk yanağıma sürmedim tabi, fondöten üzerine uyguluyorum. Allık için çok çok hafif olan elimle 3 kat uygulayıp dağıtıyorum biraz ve sabah çıktığımdan hafif azalmış halde eve geliyorum. Yani gayet kalıcı :)

Alttaki fotoğraf allığı olduğundan biraz daha şeftali gösteriyor ama bunu bilerek paylaşıyorum, çünkü içindeki altın ışıltıyı çok güzel yansıtıyor. Gerçekten sağlıklı gösteriyor.


Kolumun iç tarafında swatch alamadım, çünkü rengi gözlerimle bile ayırt edemedim. Çok uğraştım beceremedim, parmak swatchlarıyla idare edin :P

29 Ekim 2011 Cumartesi

Review - Orly - Nite Owl

Nite Owl ve Fowl Play, Orly'den aldığım ilk ojeler. Fowl Play'i daha çok seveceğimi düşünüyordum ama resmen bu tatlı baykuşa hasta oldum. Rengi anlatmam gerekirse gri simli bej diyebilirim renk tanımlama kıtlığımla. Aslında hiç gerek yok böyle anlatmalara filan, fotoğrafta birebir yakaladım rengi. Fotoğraflara tıklarsanız büyür :)


Renk tam anlamıyla bu. Ojeyle ilgili tek bir hayal kırıklığım oldu: çabuk kurumuyor. Gerçekten 1 saat aldı belki kuruması ki o da tam anlamıyla değil. Onun dışında sürümü çok kolay, kapatıcılığı ve yoğunluğu çok başarılı. Aslında tek kat bile sürülebilir ama ben yine de biraz alışkanlık biraz da kolaya kaçtığımdan iki kat sürdüm. Tek katta bırakmadım çünkü çok özenesim gelmedi sürerken :)

Bu ojeyle ilgili çok beğendiğim bir şey var, muhteşem parlıyor. Simlerinden bahsetmiyorum, sanki üzerine ekstra parlaklık versin diye glossy bir top coat sürülmüş gibi. Bu yüzden üzerine kurutucu ya da koruyucu bir top coat sürmedim. Bayıldım kendi kendine böyle şahane olmasına, bozarım diye korktum :) Simler pürüz yaratmıyor bazı ojelerde olduğu gibi, resmen harmanlanmış ojenin kendisiyle ama kendisini de belli ediyor gayet, "blend olmuş" diyelim tam olsun :)

Yukarıdaki fotoğraf yeterli olurdu aslında ama bahsettiğim glossy etkiyi göstermek istedim, bu fotoğrafta bir nebze olsun anlaşılabiliyor bahsettiğim.

Ne bir pürüz, ne bir dalga, ne başka bir şey. Gerçekten şahane.

25 Ekim 2011 Salı

Eyeliner Denemesi

Elim çok alışık değil -hala- düzgün olarak kuyruk yapmaya. Bu posttaki fotoğrafları bir kaç ay önce çekmiştim aslında, blog için ayrıdığım klasörü düzenlerken buldum, paylaşayım dedim. Nasıl olsa henüz Nars'ın fotoğraflarını bitiremedim, arşivden kullanayım :)

Hala bunlardan daha ilerisine gidemedim, gözkapağımın düşük ve şişkin olmasının da etkisi var tabi, çok kolay olmuyor. Burada MAC'in Blacktrack Fluidline'ını kullandım, açıkçası fırçadan emin değilim ama Inglot 31T gibi geldi bana, kendisi yassı - incecik - açılı uçlu fırçalardan biri; MAC 263 gibi.




Fotoğrafların biri sağ biri sol gözüm belli olduğu üzere, bu yüzden iki fotoğraftaki liner da birbirinden farklı biraz :) Tabi karşıdan bakan bir insan aradaki farkı algılamıyor kolay kolay.

Çok uzun zamandan sonra likit eyeliner aldım, FlorMar'dan. İlk denemelerim başarılı gibi. Makyaj fotoğrafı çekmeyi becerebilirsem düzgün bir şekilde onları da görürsünüz :)

21 Ekim 2011 Cuma

Mola - Harika Bir Şarkı - Somebody That I Used To Know

Biliyorum, bir sonraki postumun Nars - Deep Throat olacağını söylemiştim ama havalardan dolayı fotoğrafları yetiştiremedim. Geçen gün youtube'dan dustin hunter'in videosunda bahsettiği şarkıya çok fena takıldım, klip ayrı bir şahane, şarkı ayrı bir güzel. Paylaşma ihtiyacı duydum resmen :) Buyrun.. Gotye - Somebody That I Used To Know

ps: böyle takılıp kaldığınız, sürekli dinlediğiniz şarkılar varsa benimle paylaşır mısınız? güzel bir arşiv/liste hazırlamaya çalışıyorum da :)



Bu arada anqel'le çok keyifli bir gün geçirdik yine bugün (ya da dün?). Sevgiler buradan ona yeniden :)

Ayrıca önümüzdeki hafta içinde Flormar'dan bir far paleti, Golden Rose'dan iki tekli far, önceki gün yeni koleksiyondan aldığım iki adet Orly oje, ve MAC'in Posh Paradise koleksiyonundan da aldığım tek ürün olan paint pot ve Mac Me Over'dan aldığım ruj da sizlerle olacak. En azından hedefim bu yönde. :)

Görüşmek üzere..