13 Mayıs 2014 Salı

MAC Koleksiyon Review - PLAYLAND

Eveeeettt... Bugün biraz gecikmeli olarak Playland koleksiyonunun swatchlarını göstereceğim. Gecikmeli oldu, çünkü fotoğrafları geçen hafta koleksiyon geldiğinde çekmeme rağmen haftasonu Hatay gezisine gittiğim için editleyemedim, dolayısıyla paylaşamadım. Hihihi sevgiler :)

Koleksiyon hayli geniş. Fotoğraf fotoğraf gösterip bahsedeceğim biraz kendilerinden.



Rujlardan başlayalım. Koleksiyon standından çektiğim fotoğraf şöyle, 6 tane harika renk var. Hepsi birbirinden güzel. Sarıdan gözünüz korkmasın, acayip bir duruşu var, çok sevdim :)


Rujların swatchları böyle. Sweet Experience, line'da olan Please Me'ye benziyor biraz, ama bunun rengi daha bir sıcak. Head In Clouds ise Rihanna'nın Viva Glam rujunun daha turuncusu gibi. Rihanna'nın rujundaki simler de kırmızı pembe arası bir renkte, burada turuncu.


Casual Color'lar yine çok cici yine çok yenesi :) Örtücülükleri lök diye oturan bir yapıda değil, ama rengi gayet iyi veriyor. Hatırlatmakta fayda var, bu ürünler hem dudağa hem de yanağa kullanılabiliyor. Yazın bir maskara bir de bundan at çantana git resmen :)


Swatchları da böyle, For Your Amusement biraz fazla soluk bir renk, alışık olmayanlara kullanması zor gelebilir, allık olarak ben ruj halinden daha çok sevdim, ne yalan söyleyeyim :) Diğer ikisi bizim
ülkedeki ten rengi ortalamasında gayet iyi sonuç veren renkler. Young At Heart benim favorim!!!


Gelelim Chromagraphic kalemlere. Bu renkler her zaman Taksim Pro'da mevcut, bu koleksiyonla beraber bazı mağazalara daha ulaşmış oldu. Bu kalemlerin özelliği sadece göz ya da dudak kullanımı için tasarlanmamış olması. Yani vücudun her yerinde kullanılabilir, isterseniz desen yaparken hat verebilirsiniz ya da detay yapabilirsiniz. Body paint işlerinde çokça kullanılır bunlar. Mesela Rick Baker (daha önce halloween zamanı bir koleksiyonu da vardı, kendisiyle ilgili daha çok bilgi için tıktık) bu kalemleri çok kullanıyor makyajı tasarlarken. Ben pembe olanı hem gözümde hem dudağımda çok çok seviyorum. Ayrıca bu renklerin ve daha fazlasının pro mağazada farklı yapıda ürünleri de mevcut.


Cıvıl cıvıl bir fotoğraf!!! Pigmentler zaten en sevdiklerim <3 Lipglasslar ise ayrı bir yazlık, ayrı bir tartlı. doyamıyorum bakmalara, öyle deyim ben size :)


İşte pigmentler... Neo-Orange ve Golden Olive normalde line'da olan ürünler. Hi-def Cyan daha önce pro'da vardı ama discontinue oldu, şu an limited edition olarak satışta. Ever So Yellow ise bildiğim kadarıyla ilk defa çıktı ve o da sınırlı üretim. Pigmentler çok amaçlı kullanılabiliyor. İsterseniz daha önce buz olduğum makyajda kullandığım gibi maskara yapabiliyorsunuz, isterseniz kuru olarak far ya da allık yapabilirsiniz. Ruj olabilir, gloss olabilir, saçınızı da boyayabilirsiniz, oje de yapabilirsiniz, kremle filan karıştırıp teninize de uygulayabilirsiniz.... Yaparsınız da yaparsınız yani. Zaten kocaman kavanozları ömürlük resmen, kullan kullan bitmez :)


Bunlar da güzelim lipglasslar. Görüldüğü gibi renk vermeleri harika. Şeffaf filan değiller. Koleksiyondaki diğer ürünlerle gayet uyumlular. Bright Side kırmızı gibi koyu rujların üzerinde de güzel bir etki bırakacaktır. Bol bol denemek lazım. Lots of Laughs bayıldığım renklerden biri oldu. Kendisini şeker gibi yemek istiyorum, o derece! Kalıcılıkları bildiğiniz MAC Lipglass gibi. Live It Up biraz kullanması zor olabilir, her ten rengine uygun olmayabilir gibi geliyor bana.

Koleksiyondan şimdilik bu kadar. Tükeniyor bazı ürünler. Aklınıza takılan varsa hiç üşenmeden mağazaya gelip mıncıklamanızı tavsiye ederim :))) Her mağazada yok, Taksim Pro'da var, Nişantaşı'nda var, Cevahir'de var. Başka nerede var bilmiyorum açıkçası :) Online satışta var bir de www.maccosmetics.com.tr 'de.

1 Mayıs 2014 Perşembe

FOTD: Ben Bugün Buz Oldum :)

Nisan ayının son günü ne yapsam ne yapsam dedim, bunlar çıktı ortaya.

Bakın bakalım nasıl olmuş...


Gözümü yakından da çektim. Maskarayı beğendim. Denediğim diğer renkleri de paylaşırım :)



Ve bu da efsanevi Heroine. Son zamanlarda genişleyen mat yapılı ruj yelpazesi beni çok mutlu ediyor :)



Göz kapağımda Chrome Angel Paint Pot var, 252 numaralı fırça ile yoğunca kaş altıma kadar uyguladım. Kirpiklerimde pro bir ürün olan Lash Base var. Bu bazı istediğiniz pigmentle ya da kazıdığınız farla karıştırıp istediğiniz renkte maskara yapabiliyorsunuz :) Ben Pure White pigment kullandım. İkisini bir güzel karıştırıp kirpik fırçamla uyguladım. Gözümün içine Pure White Chromagraphic kalem sürdüm. Kaşlarıma hiç bir şey yapmadım, saldım kendi hallerine, sadece taradım.

Göz altımda Pro Longwear Concealer NW20 var, 268 numaralı fırçayla sürdüm. Yüzümde ise Face and Body N2 var, Pro Performance Sponge ile pıt pıt yerleştirdim. Bütün yüzümün üzerine CC Adjust Loose Powder uyguladım, 138 numaralı fırçamla.

Dudağımda Heroine var! Bayılıyorum şu ruja :)

Yanağımda Proenza Schouler koleksiyonunun Sunset Beach isimli ombre allığı var. 168 ile şöyle bir karıştırdım. Highligh için Lightscapade MSF, kontur için de Dark MSF Natural kullandım 109 numaralı fırçamla.

Evet sanıyorum bu kadar :)

5 Kasım 2011 Cumartesi

Polyvore'dan Seçmece Ayakkabılar

Geçenlerde polyvore.com'da zaman geçirirken sanıyorum her kadının zaafı olan ayakkabılara takıldım. Sonra en çok beğendiklerimi bir araya getirdim. 

Ayakkabı aşkına resmen 2-3 saat harcadım ekran karşısında :) Bakın bakalım siz de beğenecek misiniz benim sevdiklerimi? Üzerlerine tıklarsanız daha büyük hallerini görebilirsiniz..



Benim asıl iki favorim, ilk setten üzerinde kalpler olan siyah ile ikinci setten kırmızı leopar desenli arkadaş :)


PS: Polyvore kullanıcısı olan bloggerlar, sorum size! Ben bunları ekran görüntüsü alarak koydum çünkü birden fazla set'i nasıl tek post içine koyacağımı bilemedim. Yardım edin lütfen :)

1 Kasım 2011 Salı

Review - Nars - Deep Throat Allık

İlk NARS ürünüm ile karşınızdayım... :)

Geçen seneden beri Sephora'ya her gittiğimde mutlaka kurcaladığım iki markadan biridir Nars, diğeri ise Too Faced. Hatta önceki hafta eski ajadama baktım da, aylık planlarımda bu allığı Mart ayında almak üzere not düşmüşüm kendime. Parama kıyamadım filan derken birden esti, İstiklal Caddesi'ndeki Sephora'ya girdim, direk ürünü istedim, aldım ve çıktım. 65TL verdim kendisine. Nars mağazasında fiyatı farklı mı bilmiyorum, Nişantaşı'na gitmek zor geldiğinden bakmadım. Neyse geyiği bitirip incelemize geçelim.


Aslında alır almaz yazmak istedim ama erteledim durdum, geçerli bir sebebim var: kullanımını ve dayanımını test etmek! 1-2 hafta boyunca neredeyse her gün kullandım. Artık yazıma hazırım :)

Ürünün kapağını açınca şöyle görünüyor...


O "nars" yazan aseatatı özellikle atmadım çünkü aynasının kirlenmesini istemiyorum. Ayrıca çok karizma durmuyor mu?

Arkasında da şunlar yazıyor:



Allığın ne pembe ne de şeftali denemeyen bir tonu olduğu için fotoğraflamak zor oldu. Gerçekten yüzlerce fotoğraf çektim. Başardım!

Çok incecik altın renkli ışıltılar bulunuyor içinde. Fotoğrafı da büyütüp bakarsanız masa lambam dolayısıyla yansımalarını görebilirsiniz :)


Biliyorum parmaklarım ve swatchladığım renk net değil, ama rengi veriyor :) Şunu söylemeliyim ki, ürün parmağa çok rahat gelmiyor. Tabi benzer bir sorun fırça için yok. Çok rahat bir şekilde fırçama alıp rahatlıkla uyguluyorum.


Renk gerçekten çok kullanışlı. Evet çok pigmentli ama yanağa sürer sürmez de çat diye bu renk yoğunluğu elde edilmiyor, zaten allık sürme konusunda hala elim korkak gider benim, ürünü az az alıp kat kat uygulamayı tercih ederim her zaman. Deep Throat'ın şöyle bir güzelliği var, bunu çok süremezsiniz. Yani elinizin ayarı kaçtı çok yoğun sürdünüz diyelim, sorun olmaz kolay kolay, çünkü çok yumuşak bir rengi var.

Anqel'in söylediğine göre Temptalia bunu Mac'in mineral farlarından Dainty'e benzetmiş. Dainty, benim en rahat ve en çok kullandığım allıklardan biridir, yani 10 tane benzeri yan yana koysanız Dainty'i seçerim arasından. Bence Dainty (ya da bendeki Dainty, ne de olsa mineral allık, her paketteki aynı olmayabilir) bundan çok daha pembe. Hatta direk pembe. İkisini yanyana koysak tamam benziyorlar ama Deep Throat şeftali kalır onun yanında.

Dayanıklığı ise başarılı. Tek başına, direk yanağıma sürmedim tabi, fondöten üzerine uyguluyorum. Allık için çok çok hafif olan elimle 3 kat uygulayıp dağıtıyorum biraz ve sabah çıktığımdan hafif azalmış halde eve geliyorum. Yani gayet kalıcı :)

Alttaki fotoğraf allığı olduğundan biraz daha şeftali gösteriyor ama bunu bilerek paylaşıyorum, çünkü içindeki altın ışıltıyı çok güzel yansıtıyor. Gerçekten sağlıklı gösteriyor.


Kolumun iç tarafında swatch alamadım, çünkü rengi gözlerimle bile ayırt edemedim. Çok uğraştım beceremedim, parmak swatchlarıyla idare edin :P

29 Ekim 2011 Cumartesi

Review - Orly - Nite Owl

Nite Owl ve Fowl Play, Orly'den aldığım ilk ojeler. Fowl Play'i daha çok seveceğimi düşünüyordum ama resmen bu tatlı baykuşa hasta oldum. Rengi anlatmam gerekirse gri simli bej diyebilirim renk tanımlama kıtlığımla. Aslında hiç gerek yok böyle anlatmalara filan, fotoğrafta birebir yakaladım rengi. Fotoğraflara tıklarsanız büyür :)


Renk tam anlamıyla bu. Ojeyle ilgili tek bir hayal kırıklığım oldu: çabuk kurumuyor. Gerçekten 1 saat aldı belki kuruması ki o da tam anlamıyla değil. Onun dışında sürümü çok kolay, kapatıcılığı ve yoğunluğu çok başarılı. Aslında tek kat bile sürülebilir ama ben yine de biraz alışkanlık biraz da kolaya kaçtığımdan iki kat sürdüm. Tek katta bırakmadım çünkü çok özenesim gelmedi sürerken :)

Bu ojeyle ilgili çok beğendiğim bir şey var, muhteşem parlıyor. Simlerinden bahsetmiyorum, sanki üzerine ekstra parlaklık versin diye glossy bir top coat sürülmüş gibi. Bu yüzden üzerine kurutucu ya da koruyucu bir top coat sürmedim. Bayıldım kendi kendine böyle şahane olmasına, bozarım diye korktum :) Simler pürüz yaratmıyor bazı ojelerde olduğu gibi, resmen harmanlanmış ojenin kendisiyle ama kendisini de belli ediyor gayet, "blend olmuş" diyelim tam olsun :)

Yukarıdaki fotoğraf yeterli olurdu aslında ama bahsettiğim glossy etkiyi göstermek istedim, bu fotoğrafta bir nebze olsun anlaşılabiliyor bahsettiğim.

Ne bir pürüz, ne bir dalga, ne başka bir şey. Gerçekten şahane.