16 Ocak 2011 Pazar

Review - L'Oreal Elseve - Durulanmayan Sprey Saç Kremi

Off kaç gün olmuş yazmayalı bir şeyler.

Saçlarımın uçları çok kötü olmuştu bir sene kadar önce, artık inatlaşmayıp kestirmem gerektiğini düşünüyordum ki, iki ürünle hayatım değişti resmen. Biri bu sprey, biri de Lush'tan Rehab şampuan.

Ben saçlarımın alt yarısını boyuyorum. Şöyle ki, kuaförde saçlarımın alt yarısının tamamına ve üzerine de krepe yaparak rengini açtırıyorum. Jean's Color marka boya ile de aklıma hangisi eserse boyuyorum; Deep Red, Chili Red, Violet ve Magenta şu anda bende olan renkler. (Eğer renkleri merak eden varsa ayrı bir post hazırlayabilirim hem Jean's Color'la hem de renklerle ilgili.) Jean's Color bitkisel bir boya ve su bazlı. Normal boyaların aksine pompalı şişede satılıyor ve bir şişe benim belime kadar gelen saçlarımın yarısını 5-6 defa çok rahat boyuyor, çook rahat. Neyse, konumuz boya değil :)

Ancak bu boya saçı biraz kurutuyor. Saçlarımın uçları yıkandıktan 2 gün sonra (3-4 günde bir yıkıyorum saçlarımı) pürtük pürtük oluyor, çok dolaşıyor filan. Saç açıcı spreyler kar etmeyince durulanmayan krem arayışına girdim. Watsons'ı altüst ettim ve bunu buldum. Şu sıralarda çok çeşit var durulanmayan kremlerden ama ben ararken yoktu. Fotoğrafa da bakarsanız zaten üzerinde Türkçe bir yazı yok, aldıkları gibi rafa koymuşlar herhalde. Serinin diğer ürünlerini inceleyerek bu ürünün yıpranmış saçlar için olduğunu öğrendim.


Bu ürünü saçlarımı yıkadıktan sonra kuruturken tam kurumadan biraz önce fıs fıs sıkıyorum saçlarıma. Saçlarım yeniden nemli oluyor, fırçayla geçiyorum üzerinden eşit olarak dağılsın diye, sonra kurutmaya devam. Bu sayede saçlarımın daha yumuşak olduğunu farkettim, üstelik daha uzun süre çıldırmadan duruyorlar. Eğer uçları kontrolden çıkarsa yine bir kaç fıs sıkıyorum, tarıyorum ve kurutuyorum makinayla, fıstık gibi saçlarıma geri kavuşuyorum.

Şişeden de görebileceğiniz gibi çook kullandım. Haftada 2-3 kez kullanıyorum ve aylardır bitmedi. Ne zaman aldığımı hatırlamıyorum bu şişeyi, çok oldu. Sprey olduğu için parmaklarınızda filan boşuna ürün heba etmiyorsunuz, daha uzun süre gidiyor.Kokusu da çok hoş bu arada.

Rehab şampuanla ilgili de bir yazı hazırlayacağım yakında.

11 Ocak 2011 Salı

Review - Flormar - Longwearing Lipstick #12

Flormar'ın Longwearing serisinin önce glosslarını denemiştim ve çok beğenmiştim, sonra rujlarına bakındım, nedense -her zamanki gibi- pek çekici gelmediler, ama bu renk doğalımsı bir pembe imajı yarattı bende ve aldım. Pişman değilim :) Sahip olduğum Flormar rujlar içinden en severek ve isteyerek alıp kullandığım budur.


Önce şunu söylemek istiyorum, rujun kesimi "normal" olduğu için çok mutluyum. Yamuk yumuk altıgen şekiller yok, en güzeli. Ambalajındaki yazının yakın zamanda silineceği çok belli, azıcık buzucuk gitti bile. Neden biraz daha özenli yapmıyorlar şu ambalajları, merak ediyorum cidden.

Rengi tam fotoğraflarda görüldüğü gibi. Işıltısı, simi, sedefi filan yok, kremsi bir yapısı var. Sürüldüğünde normal rujlarından daha mat duruyor, tabii ki MAC'in filan mat rujları gibi tamamen mat değil. Dudağıma yerleşişini, duruşunu ve dudaklarımı kurutmamasını seviyorum.



Üzerine gloss filan kullanmıyorum, bu hali çok hoşuma gidiyor. Sürüldüğünde daha parlak duruyor, bir süre sonra hafif matlaşıp sabitliyor kendini ve sürerkenki yağ gibi kayan kremsi yapı gidip yerini güzel kaliteli bir hisse bırakıyor.

Ruj gerçekten kalıcı. Yemek filan yemezsem eğer rahat 4 -5 saat bu şekilde kalır, yemek yesem bir şeyler içsem üzerine bir de peçeteyle ağzımı pıt pıt yapıp silsem bile hala dudağımda renk duruyor oluyor. Tabi ilk hali gibi değil ama yemek sırasında başkalaşaım geçirmiş gibi görünmüyorsunuz en azından. Ben kullandığımda sadece yiyip içtikten sonra uygun bir zamanda hafifçe üzerinden geçiyorum, ben çıkarana kadar kalıyor.

Üstelik fiyatı sadece 9 TL! Beğenmeyi becerip bir kaç renk daha almak istiyorum. Bu arada ambalajı Lancome'un ruj ambalajına çok benziyor, en azından bendekilere. Onları da gösteririm yakında. Çekmecemde tepetaklak halde tutuyorum rujları bir bölme içinde, o halde baktığımda ilk bakışta hangisi Flormar hangisi Lancome algılayamıyorum, yazılarına bakmam gerekiyor. 

Ben çok seviyorum, alın aldırın kullanın mutlu olun anacım :)

Bir şey merak ediyorum, renkler ve swatchlar anlaşılır mı, yani size gösterdiğim şeyi iyi anlatabiliyor mu? Yeterince bilgi veriyor muyum ürün hakkında? Eğer bir öneriniz filan varsa lütfen söyleyin :)

Bir de Eyyvah Eyvah 2'ye mutlaka gidin :)

10 Ocak 2011 Pazartesi

Alışveriş + NOTD + Avon Luxe Lavender + MAC Cham-Pale Haberi

Sephora'nın indirimde olduğunu öğrenince belki bir şeyler bulurum diye Capacity'deki Sephora mağazasına gittim. İndirimden bir şey beğenemedim ama aylardır aklımda olan Too Faced'in Natural Eye far setinin geldiğini görünce havalara uçtum. Önce pahalı geldi 80 lira, almadım ama mağazadan çıkıp biraz yürüyünce içindeki farların sayısı ile orantıladım fıyatını ve aynen geri döndüm. Bana yardımcı olan kız çok tatlıydı, adını bilmiyorum ama sarışın, 165 boylarında bir kızdı, giderseniz onu bulun :)


  • Ortadaki kocaman göz Too Faced'in setine ait. Bayıldım bayıldım.. Şahane bir şey.
  • En sağdaki gunmetal rengi oje de Sephora'nın, indirimdeydi, 2TL'ye aldım. 
  • Öndeki iki beyaz testercık ise Sephora'dan yine, Herborist diye bir markanın nemlendiricisini denememi önerdi, cildime iyi gelirmiş. Bilen var mı bu markayı?
  • Yerde yatan ten rengi tüp ise Maybelline'den göz altı kapatıcısı.
  • Sevil Parfümeri'ye uğrayıp aklıma olan iki rengi de kaptım, gri olan 143, yeşil ise 145. 144 numarayı merak ettim :) 
  • Soldaki iki gri kutucuk ise sevgilimin hediyesi, bir yerden eline geçmiş, bana getirdi. Sebastian Trucco'dan bir ruj ve bir gloss.

 Elime geçen bu yeni ürünlerle ilgili yazılar hazırlayacağım, bazılarının fotoğrafları hazır bile. Ayrıca elimdeki bütün ten ürünlerini bir araya getirip bir yazılar dizisi hazırlamayı düşünüyorum. Mac, Maybelline, Max Factor ve L'Oreal'in ürünleri olacak. Stay tuned!

Bu da iki gündür tırnağımda olan manikürüm. Nedense fotoğrafları hep ojeyi çıkarmadan önce çekiyorum, o yüzden patlak çatlak olabilir. Bu aksam da yeni gri ojemi sürüp matlaştırdım, hoşuma gitti. Bunu da değiştirirken eklerim artık :)


Bundle Monster'ın 04 numaralı diskinden bu desen, baskıyı ise Claire's'in bir mor ojesiyle yaptım ama numarasını bilmiyorum :/  Taban rengim Avon Luxe Lavender, sürümü çok rahattı, çok da çabuk kurudu. Gayet opak, utanmasa tek kat yetecek hani, öyle bir şey. Avon'un ojelerini seviyorum zaten :) Negatif bir yön bulamadım ojeyle ilgili.

MAC Cham-pale'e gelince... Normal şartlarda ayın 15'inde satışta olması gerekiyormuş, bir aksilik çıkmazsa haftaya semalarımızda olacak. Şampanya rengi ojesini, paintpotlarını ve lipgeleeleri çok merak ediyorum. Gerçi param da kalmadı, tek bir ürün seçeceğim bu sebeple, hadi bakalım gelsinler de görelim. Belki de hiç bir şeyi beğenmem, belli mi olur :)

8 Ocak 2011 Cumartesi

NOTD - Falling Leaves -aka- Yaprak Dökümü :)

Hayır, Yaprak Dökümü'nü izlemiyordum, 5 dakika bile izlemedim ama bu ara çok konuşuluyor, ben de bu makiküre başka isim bulamadım :) 


Taban rengi olarak Classics 127 kullandım. Nars Orgasm'a benzetiyorum bunu ve çok seviyorum. Bir ara o allığı deneyeceğim cesaretimi toplayıp City's NARS mağazasına gidip ama konumuz bu değil şimdi :) Baskı için bm04'teki yaprakları kullandım, rengi için de iki renk birden kullandım, Alix Avien #216 (chili biberi kırmızısı desem olur sanki), diğeri de Claire's #54 (bu da içinde minicik ışıltılar olan ama bunu hiç çaktırmayan koyuuuu bir mor). iki rengi yanyana sürüp scraper ile iki kere çektim, bunun renk geçişi oluşturacağını okumuştum. Mor biraz baskın kaçtı sanırım ama yine de bence gayet güzel bir etki elde ettim. Serçe parmağımda ise baskının üzerine Classics #168 (altın sarısı gibi ince yapılı şeffaf pırıl pırıl bir şey) geçtim. Etkiyi çok beğenmedim ve diğerlerine yapmadım. Neden kullandığım ojelerin fotoğrafını çekmemişim bilmiyorum. Çekersem eklerim buraya :) Hafif akmış (bunun Türkçe terimi nedir?) top coat geçerken, ama normalde belli olmuyor, bu makro çekimler sağolsun her hatayı ele veriyor, affedin :) Bu arada sadece baş parmağıma yaprakların üçü birden sığdı.


Review - Flormar - True Color Lipstick #34

Post'u yazmadan önce Flormar'ın internet sitesine girip baktım ama bu ruju bulduğumdan emin olamadım. True Color serisi var, rengi farklı olsa da paket aynı, ama plumping diyor sitede, benim rujum plumping değil, holographic.. Flormar çok sık ürün değiştiriyor, bilemiyorum. Renk numarası filan uyuyor aslında ama bilemedim işte. Link şurada.

Topu topu 3 tane Flormar rujum var zaten, bu ikincisi. Niye bilmiyorum Flormar'dan ruj alamıyorum. Bakıyorum ediyorum filan ama çekici gelmiyorlar, tabi kiosklarda çalışan kızların da etkisi var bunda. Yoksa çok güzel renkleri var gerçekten ama ışıklandırma kötü filan bir türlü güvenemiyorum, özellikle bu ruju ışıltılı diye alıp saten gördükten sonra... Önerilere açığım Flormar'dan düz renklere, yani ışıltısız, saten gibi olmayan, simli olmayan. Mat değil ama dediğim, ya da mat da olur hadi :) Cream ojenin ruj formu gibi işte ehehe :)



Sanırım "kırmızı" demek doğru olur bunun için. Hafif ışıltılı görünüyor ruja bakıldığında, ancak dudağımda ışıltıdan ziyade saten duruyor ve ben bunu hiç sevmiyorum, bu da benim kişisel tercihim tabii. Saten görünümlü dudakları seviyorsanız bu kırmızıyı kaçırmayın derim, çünkü tonu çok güzel. Ağır bir kırmızı değil, rahatlıkla günlük makyaja katılabilir. Yine o garip kesimi var rujun, "flormar" yazısının hemen solundaki çizginin arkası düz değil yani, bu fotoğrafta gördüğünüz garip 4gen piramidimsi şekil bir de arka tarafta var. Cidden ne amaçla böyle bir şey yapmışlar bilmiyorum, bilen beri gelsin beni de aydınlatsın n'olur.

Bahsettiğim saten görünümünden dolayı ben her zaman o gün aklıma esen glossla beraber kullanıyorum, bu sebeple biraz daha kalıcı oluyor ama tek başına kullanacaksanız uyarmamda fayda var, 2 -3 saat sonra dudakta düzgün ruj görmek biraz zor. Tabi fiyatı göz önümde bulundurulduğunda gün içinde tazelemek sorun olmamalı bence, çünkü 9tl mi neydi ben aldığımda. Kokusu ağır kozmetik kokusu değil. Hafif bir tını var sanki o kokudan ama çok belli değil, ya da rahatsız edici değil. Yine de eğer koku konusunda hassassanız almadan koklamak en iyisi :)

5 Ocak 2011 Çarşamba

Bundle Monster ile ilk denemeler :) + NOTD + Alix Avien çatlak oje

Hafif (!) uzun bir post geliyor, hazır olun :)

Amazon.com'dan yapılan kocaman bir siparişe ekleyip sonunda aldığımız Bundle Monster diskleri ve Konad double sided stamper ile bir kaç gündür oynuyorum. Güzel jesti için de sevgilime teşekkür ederim burdan, o aldı bunları bana ;) okuyacağını sanmıyorum gerçi ama olsun :)

İlk işim disklerin arkasını kağıt kaplamak oldu, orayı burayı çizmesin diye. 10 tanesi filan kaldı, onları da kırtasiye alışverişi yaptıktan sonra kaplayacağım, o zaman fotoğraflar çekip buraya da nasıl yaptığımı ekleyeceğim.

Neyse az laf çok iş.

Baskı için hangi ojeleri kullanabilirim diye çekmecemi kurcaladım biraz. Sephora'nın ojeleri gayet opak, Rimmel'in bazı ojeleri uygun gibi geldi, Golden Rose'un metalik nail art ojeleri süper. Claire's'in çoğu ojesi opak ama tırnağımda leke yapıyorlar, disklerde de iz yaparlar diye tırstım :) Önerilere açığım, zira Konad'ın kendi ojelerini almaya niyetim hiç yok!

Bize gelen misafirlerin üzerinde de denemeler yaptım, çok eğlendik :)

Bu kendi üzerimde ikinci denemem, ilkinde 21 numaralı diskteki baklava desenini yapmıştım ama  ince çizgiler düzgün olmadı, ertesi sabah sildim hemen. Bu ise Claire's'in turkuaz ojesi üzerine Sephora'nın Prom Night'ı ile yaptığım baskı, disk numarası 16. Tabii ki üzerinde Golden Rose'un simli ojesi var :)


Sırada misafirimize yaptığımız manikür var. Golden Rose'un vitaminli serisinin sanıyorum, siyah ojesi üzerine Golden Rose'un gümüş renkli nail art ojesini kullandık. Üzerine yine Golden Rose'un simli ojesi var. Fotoğraflar biraz göz yorabilir simlerden dolayı, bir türlü net fotoğraflayamayınca flaş kullanmak zorunda kaldık, böyle oldu. Ayrıca fotoğrafları bulaşan ojeleri temizlemeden çektik. İdare edin bu seferlik :)

Baş parmakta bm14'ten yıldızlar ve bm02'den  I <3 U deseni var. Diğer parmaklarda ise bm10'dan  çiçekler var.


Sonunda işin NOTD kısmına geldik. Bu da benim şu anda tırnaklarımda olan desen, bm20'den yüzen spermlere(!) benzettiğim bir desen. Buna benzettiğimi de uyguladıktan sonra farkettim, çok güldüm :) Baskıların hiç bir şekilde mükemmele yakın olmadığını biliyorum :) Rimmel'in 416 numaralı Night Flight isimli ojesinin üzerinde baskı için Alix Avien'in fransız manikürü setinden gelen ama kıvamı iğrenç olduğu için hiç kullanmadığım beyaz ojesi var, sonunda bir işe yaradı.



İlk denemeler için fena değil sanki? :)

Sırada Golden Rose vitaminli seriden beyaz ojenin üzerine Alix Avien'in pembe çatlayan ojesi var. Fotoğraf yine tırnak çevresi temizlemeden önce çekildi. Modelimiz 7. sınıfa giden bir fıstık :)

Sadece başparmak net çıkmış :/



Phew! Çok uzun oldu di mi? Niye hepsini bir posta topladım ben de bilmiyorum, hızımı alamadım sanki :)

2 Ocak 2011 Pazar

FOTD - simple day time -peaches!

Geçen gün yaptığım makyajı paylaşmak istiyorum. Şimdiye kadar makyaj paylaşmamış olmamın sebebi ise bir türlü renkleri düzgün yansıtamamadandı. Bu sefer başardım :) Darısı diğer günlerin başına diyelim artık. Özel bir şey yoktu, hatta hiç bir şey yoktu, evde oturduğum bir gündü. Yeni concealerımı denemek için ayna karşısına geçip kendimi bu hale getirdim :) Kullandığım ürünler, uyguladığım fırçalar ve kısa kısa yorumlarım aşağıda, göz makyajım ise en aşağıda.  Bu arada "yüzümü göstermiyim" gibi bir derdim yok, sadece fotoğrafın diğer yarısı çok parlaktı ve bu crop hoşuma gitti :)



Yüz;
MAC Studio Sculpt concealer NW20 - MAC 217 fırça
MAC Face and Body foundation N2 - MAC 187 fırça
Max Factor Translucent Professional Loose Powder - The Body Shop kabuki fırça

// Kapatıcı şimdilik iyi görünüyor, bir süre kullanıp değerlendirme yapacağım. Face and Body fondöteni çok seviyorum, sadece renk biraz pembe geliyor gözüme. Geçen gün Taksim MAC'e uğradığımda Cevahir MUA C2 uyguladı yüzüme ve sanki daha iyi oldu, bir dahakine C2 alırım herhalde, artık seneye filan :). Max Factor purda ise aslında yıllar önce Eminönü'nde Zümrüt'te yaptığımız alışverişte hediyeydi anneme, kullanmadık hiç, bana kısmetmiş. Yarıladım sanıyorum koca kutuyu, fondötenimi set etmek için severek kullanıyorum.

Yanaklar:
MAC Peaches allık - Lancome'un bir kaç sene önce yılbaşı hediye setinden çıkan bir fırça
MAC By Candlelight msf - Watsons'dan aldığım 5li bir fırça setindeki allık fırçası

// Bu allığı sadece yazın şeftali tonlarında allık istediğim için almıştım çok düşünmeden, sonra pek yakıştıramadım kendime ve yazın neredeyse hiç kullanmadım. Şimdilerde çok seviyorum, özellikle Sincere allık ile birlikte kullanıyorum. By Candlelight ise çok büyük bir hevesle ve çok severek aldığım ve aynı heyecanla kullanmaya devam ettiğim aydınlatıcım. Allığın üzerinden geçiyorum hafifçe ve elmacık kemiği üstüne biraz daha yoğun uyguluyorum.

Dudaklar:
MAC See Sheer lipstick
Flormar Longwearing glossL412

// Arkadaşım ile Ataköy Plus'a gittiğimizde MAC çok ama çok çekici göründü gözümüze, ikimizin de alışveriş aşkı tuttu, bu ruj o günün ganimeti. Çooookkk severek aldım ve bir o kadar da severek kullanıyorum. Viva Glam Cyndi'yi anımsatıyor. Flormar'ın bu glossu ise harika bir renk. Neredeyse her renk rujun üzerinde kullandım, hepsine çok yakıştı. Mutlaka bakın deneyin, ne düşündüğünüzü de söyleyin bana :)

Gözler:
MAC Painterly paintpot  MAC 224 fırça
Maybelline Volum' Express mascara
MAC Tarnish eye kohl - MAC 109 fırça ile sürüp 242 fırça ile dağıtır gibi yaptım
MAC Ricepaper eyeshadow - MAC 252 ile kaş altına - MAC 219 ile göz pınarına
MAC Coquette eyeshadow - Max Factor'un hediye ettiği fırça setinden kesik uçlu kalınca bir fırça ile hafifçe kaşlarıma

// Paintpot her gün kullandığım bazım, çok seviyorum. Hiç makyaj yapmasam bile mutlaka bunu göz kapaklarıma kaş altına kadar sürüyorum. Rimel olarak genelde Maybelline kullanıyorum, şikayetim yok :) Tarnish isimli hafif ışıltılı koyu yeşil kohl kalemi Mustafa MUA (Taksim'de) önermişti bana, severek kullanıyorum. Çok dağıldığı için fırçayı ucuna sürtüp fırçayla sürüyorum, daha rahat oluyor. Ricepaper ise harika bir aydınlatıcı, her gün kullanıyorum. Coquette de kaşlarım için kullandığım far işte. İçinde kızıllık olmadığı için doğal duruyor tamamen doldurup boyasam bile.




Kaşlarım seyrek ama Mustafa MUA'yla yeniden şekil vereceğimiz için almıyorum, tamamen doldurursam çok kalın oluyor sevmiyorum öyle. Ben de hafifçe boşlukları dolduruyorum. Gözkapaklarım biraz düşük olduğu için bir de şöyle gözümdeki makyajı göstereyim dedim.

Çok konuşuyorum di mi? Buraya kadar sabredip okuyanlara teşekkürler smiley emoticons

Review - Inglot 975 (+ Golden Rose Paris 98)

Geçen sene bu zamanlarda daha hiç bir oje modasından haberdar değilken tırım tırım kahverengi oje arıyor bulamıyordum. Muradıma MAC'in Warm and Cozy koleksiyonunda çıkardığı Dim The Lights adlı ojesiyle erdim ama hızımı alamadım. Chanel takipçileri sayesinde hızla çoğalan kahve ve "taupe" renkte ojelerden ne bulduysam aldım, bu da sonuncusu.

Şahane bir çikolata rengi bu. Yeni çıkan 3 farklı tonda kahverengi ojeyi görür görmez takılmıştım zaten buna, ilk fırsatta aldım. Inglot ojeleri seviyorum, gerçi 3 tanecik var elimde şimdilik ama yetti, mat pembe olana şuradan ulaşabilirsiniz. Sevmediğim tek yanı fırçasının ince olması ama ona da alıştım artık rahatsız etmiyor. Bu renk de diğerleri gibi çabuk kuruyor ve 2 katta opak oluyor yeterince. Söyleyecek çok bir şey yok :)

Tabii ben dayanamadım ve ojeyi sürdükten iki saat sonra, bir aralar kullanmadan edemediğim simli pırıl pırıl bir oje geçtim üstüne: Golden Rose Paris 98. Kum gibi simcikler var içinde, rengarenk parlıyor. Bu ojeyi tırnaklarımı daha ışıl ışıl göstermek istediğimde oje ile top coat arasında kullanıyorum, çünkü top coat kullanmazsam bu kadar iyi parlamıyor. Direk sim görülmüyor tırnağa bakıldığında ama ışık vurduğunda şahane parıldıyor.

Işıltılara odaklı olmasın diye özellikle hafif titrek bir kare seçtim eklemek için. Fotoğrafta renkler gerçekleriyle birebir aynı.



Ayrıca herkesin yeni yılını kutlarım, mutlu geçsin seneniz :)